Yaşlılıkta Gelir Güvencesi
Yaşlılıkta Gelir Güvencesi
Gökhan POLAT
Sayfa Sayısı
:
416
Kitap Ölçüleri
:
16x23 cm
Basım Yılı
:
2011
ISBN NO
:
9786054420285
ÖNSÖZ Sosyal güvenlik sisteminin modern toplumlarda benimsenen anlayışlarla ele alınarak buna göre emeklilik planlamaları yapılması Türk sosyal güvenlik hukukunda olumlu bir rol oynayacaktır. Türk emeklilik sisteminin kapsayıcılı-ğındaki yetersizlik ve sigortalı hizmet sürelerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında zorunlu koşul olarak aranması sistemin temel ve belirleyici ilkeleridir. Öte yandan sistemin dışında kalmış bulunan yaşlılar için yeterli gelirin sağlanması hususu sistemin içine dahil edilmelidir. Sistemin muhtaç kimseleri yaşlılıkta sosyal güvencesiz bırakmasındaki dezavantajlı konumu hafifletilerek bu sayede ülkemiz sosyal güvenliğinin bir daralma sarmalına mahkûm olması engellenebilir. Bununla birlikte muhtaç, güçsüz ve kimsesiz yaşlı vatandaşlara yaşlılık¬larında gelir bağlanması özelinde bir emeklilik planlamasının sosyal güvenlik sistemi kapsamında gerçekleştirilmesine çalışılmalıdır. Belirtmek isteriz ki mevcut emeklilik sisteminde yaşlılık aylığı bağlanmasında belli yaşta ve muh¬taç olan her vatandaşı dikkate almadan yapılan planlamanın kapsamının bu sıkıntılar dikkate alınarak genişletilmesi refah devleti politikaları doğrultusunda sağlanabilir. İşte tam bu planlama yaşlı kişilerin hem ekonomik yoksulluk hem de sosyal yoksunluktan kaynaklanan sorunlarını onarıcı bir düzenlemeyi bera¬berinde getirecektir. Ne var ki sosyal güvenlik sistemi zorunlu sosyal sigortalar rejimi uygulaması ve kendi içindeki eksiklikleri İle varlığını sürdürme eğilimi taşıyan düzenlemelere sahiptir. Anılan model sosyal hukuk devletinin gerçek¬leşmesi bakımından yeterli olmayan sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Diyebiliriz ki emeklilik sistemlerinin temel hedeflerinden başta geleni yaşlılıkta yoksulluğun Önlenmesi ve bununla birlikte insani yaşam standartları¬nın korunmasına yöneliktir. Nitekim ülkemiz emeklilik sisteminin yapılanması ciddi öneme sahip olan bu dengeyi sağlamak üzerine kurulu bir model olmak¬tan uzaktır. Dünyada ortaya çıkan yapısal değişimlerle birlikte yeni yoksulluk türleriyle karşı karşıya kalmaktayız. Öyle ki bu gelişmeler ülkemizde sosyal sigortalar tekniğinin açmazlarını ve sosyal devletin felsefi krizini açıklayabilir bir döngüyü içermektedir. Bu çalışmada primli - primsiz rejim kapsamında yaşlılık aylığı olarak sağlanan yardımların bir karşılaştırması yapılmış ve elde edilen verilerin, yaşlı yoksulluğunun önlenmesi açısından, modern sosyal güvenlik hukuku çerçeve¬sinde edindiği boyut incelenmiştir. Şu halde primli - primsiz rejimin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, yaşlı yoksulluğunun ortadan kaldırılması ama¬cıyla, 65 yaş aylığı alan her vatandaşın yeterli bir gelir hakkına kavuşturulması gerektiğinin önemi açıkça görülmektedir. Bu kitabın ortaya çıkmasında katkıları bulunan, akademik yaşama dair fi¬kirleri ile bana yol gösteren, görüş ve düşünceleri ile katkı sağlayan, kişilikle¬riyle örnek olan, bu çalışmanın oluşmasında her aşamada çaba göstererek emeği bulunan değerli hocalarım Prof. Dr. Ali Güzel′e, Prof. Dr. Ali Rıza Okur′a, tez danışmanım Prof. Dr. Müjdat Şakar′a, Doç. Dr. Zeki Parlak′a, Doç. Dr. Fuat Bayram′a; ayrıca, bu çalışmanın olgunlaşması ve sonuçlandırılması aşamasında gerekli yönlendirme ve yardımlarını esirgemeyen saygıdeğer hocam Yrd. Doç. Dr. Şebnem Gökçeoğlu Balcı′ya; kitabın dizgi ve sayfa düzenlemelerini büyük bir titizlikle ve özveriyle gerçekleştiren Seçil Bakkalcıoğlu Sağel ile bu çalış¬manın kitaplaşmasmı sağlayan Legal Yayınlan değerli yöneticilerinden sayın Av. Ramazan Çakmakçı′ya başta olmak üzere, kitabın baskı hizmetinde emeği geçen değerli çalışanlara, ayrı ayrı teşekkür borçluyum. Çalışmanın her aşamasında manevi desteklerini esirgemeyen herkese çok teşekkür eder, çalışmanın tüm ilgililere yararlı olmasını dilerim. İstanbul, 2011 Dr. Gökhan Polat GİRİŞ Türk sosyal güvenlik hukuku kapsamında emeklilik sistemi ile ilgili ek¬siklikler genel hatları ile tartışılmalıdır. Böylelikle batı toplumlarında benimse¬nen yaklaşımlar doğrultusunda ele alman planlamalarla karşılaştırmalar yapıl¬ması gündeme gelecektir. Bu şekilde bir değerlendirme ülkemiz mevcut emek¬lilik sisteminin gelişimine katkı sağlayacaktır. Yapılacak değerlendirmeler sonrasında emeklilik sistemi çerçevesinde gerçekleştirilecek reformların an¬lamlı gerekçeler ile hazırlanması olumlu sonuçlar doğuracaktır. Türk emeklilik sistemi kapsamının yetersizliği, zorunlu hizmet sürelerinin emeklilikte koşul olarak aranması, muhtaç kimseleri yaşlılıklarında sosyal yardımsız bırakmasın-daki dezavantajlı konumu ve kişilerde ortalama "yaşam beklentisinin (life expectancy) tam olarak hesaplanamaması gibi unsurları sisteme dair sorunların içine katabiliriz. Öyle ki, sistemin çağdaş eğilimleri yansıtan bir model oldu¬ğunu söylemek zorlaşmaktadır. Sosyal güvenlik sistemimizde sorun olarak görülen bu biçimsel durumlar dikkate alınmadan yapılacak değerlendirmeler yetersiz kalacaktır. Çalışma¬mızda anılan hususlardan yola çıkılarak özellikle 65 yaş aylığı alan muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına yaşlılıklarında yeterli gelirin bağlan¬ması özelinde bir incelemenin -konunun genel gerekçelerine inilerek- yapılma¬sına özen gösterilecektir. Bu çalışmada, mevcut sosyal güvenlik sistemi içinde yaşlılık aylığı bağlanması çerçevesinde yaşlı aynı zamanda muhtaç 65 yaş ay¬lığı alan vatandaşları dikkate almadan yapılan planlama ve bu planlama sorun¬larının irdelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Ekleyelim ki getirilecek plan¬lama hem ekonomik yoksulluk hem de sosyal yoksunluktan kaynaklanan so¬runları onarıcı bir düzenlemeyi öngörmelidir. Emeklilik sistemi zorunlu sosyal sigortalar rejiminin kendi içindeki eksiklikleri ile varlığını sürdürme yönünde bir eğilime sahiptir. Diyebiliriz ki emeklilik pl ani amal arındaki temel amaçlardan birincisi yaşlılıkta yoksulluğun önlenmesi ve insani yaşam standartlarının bu dönemde korunmasıdır. Bu hedefin gerçekleştirilmesi için muhtaç durumdakiler lehine bir gelir dağılımı politikasına işlerlik kazandırılmalıdır. Genel olarak sosyal güvenlik sistemlerinin bu dengeyi gözetmesinin gerektiği düşünülmektedir. Bu sayede kişiler arasında hayat alışkanlıklarının büyük değişiklikler göstermesin¬den kaynaklanan sakıncalı durumlar telafi edilecektir. Nitekim ülkemiz emek¬lilik sistemi önemli sayılan bu dengeyi sağlayamamaktadır. Dolayısı ile bu temel prensibe dayalı sakıncaları bünyesinde taşımaktadır. Modern toplumlara ilişkin alışkanlıklar ile anılan konu değerlendirildiğinde belli sonuçlara ulaşıl¬maktadır. Buna göre, ülkelerin sıralanan benzeri amaçları ne kadar karşıladık¬ları ölçülmektedir. Sosyal korumanın yaygınlaştırılması bakımından ülkelerToplumdaki bireylerin çıkarları iyi toplumsal ilişkileri yerinde kurmak ve her halükârda sorunlarını en aza indirmek, ayrıca ekonomik, sosyal ve kültürel dinamiklere dayanan ilişkileri geliştirmekle mümkündür. Başka bir anlatımla, kişi toplumsal yapı içinde sosyo-ekonomik yeterliliğini sağlamış bir fert olsa dahi kendi durumunda olmayan diğer fertlerin yoksulluklarına karşı kayıtsız kalmayacaktır. Onları dikkate almayan politikaların izlenmesine katkıda bu¬lunmayacaktır. Burada her birey toplumdaki öteki ve ihtiyaçlı konumda bulu¬nan yaşlı vatandaşlar için yeni birtakım değerlendirmeler yapabilmelidir. Top¬lumsallaşmanın gereğini yerine getiren yeni programlamaların hayata geçiril¬mesinin zorunluluğu unutulmamalıdır. Bireyler insan onuruna yaraşır ve baş¬kalarının lehine olumlu davranışlar sergileyebilmelidirler. Çalışmamızda bilinen bir yöntemin yeni bir alana uygulanmasını içeren bir değerlendirmenin yapılması amaçlanmıştır. Bilhassa bu yeni bir sentezi ortaya koyma çabası olarak görülebilir. Toplumumuzda aile ilişkilerinin önemli aynı zamanda korumacı anlayışa sahip olduğu, komşuluk ve cemaat kültürünün etkileyici bulunduğu düşünülmektedir. Ekleyelim ki yeni toplumsal gelişmeler, kentleşmenin getirdiği değer yargıları, aile yapısının değişmesi ve çevresel olgular yardım sağlayacak aile ve toplumsal bağların aynı zamanda aynı ko¬şulları yaşlılarla birlikte yaşamasını beraberinde getirmiştir. Toplumda hızla yaşanan bu süreç yaşlılar için öngörülen yardımların boyutunu daraltmakta ve yok denecek düzeye indirgemektedir. Yaşlı kimselere yaşamlarım sürdürecek geliri sağlayacak bir düzenin kurulması amacıyla yasal çalışmaların yapılması gayet doğaldır. 65 yaş aylığı alan ihtiyaçlı yaşlı vatandaşlar için belirtilen söz konusu düşüncelerin hayata geçirilmesinin, bu kimselerin gerek ekonomik gerek İse sosyal yoksunluklarına çare olacağı anlaşılmaktadır. Uzun zamanlar sürdürülmüş geleneksel sosyal güvenlik teknikleri maa¬lesef başarısızlıklara uğramıştır. Çalışmamızın kendine Özgü nitelikleri ve so¬mut örnekleri ile literatürdeki yeri, önemi ve boyutlarına bakıldığında bu hu¬susu mümkün mertebe yansıttığı görülecektir. Böyle olunca da hangi koşulların ortaya çıkacağı ve hangi sosyal politika uygulamalarının bu gelişmeye paralel hususları içinde barındıracağı önemli olmuştur. Bu yaklaşımlar çerçevesinde çalışma konumuz ele alınacaktır. Toplumsal alanda varlığını sürdürmeye çalı¬şan vatandaşların yaşlılıklarında gelire ihtiyaçları olduğunda, mevcut sosyal sigortalar anlayışının ne ölçüde yeterli olduğu şüphelidir. Geleneksel aile iliş¬kilerinin ve bunun yanında kısıtlı devlet yardımlarının artık kentleşmenin getirdiği modern yaşam biçimleri karşısında yeterliliği, varlığı, sürekliliği ve uygu¬lanabilirliği tartışmalıdır. Sosyal sigortalar sistemi tarafından sağlanan sınırlı emeklilik planlamaları yaşlı nüfusun tamamını kapsamamaktadır. Emeklilik sisteminde bu yönüyle önemli boşluklar bulunduğunu söyleyebiliriz. Şartlı ve sınırlı emeklilik yerine yaşama hakkının kişiler için bir hak olarak tanınması ön plana çıkarılmalıdır. Bu açıdan ülkemiz sosyal güvenlik sistemi içinde anılan muhtaç vatandaşların yaşlılıklarında güvenceli bir gelir hakkına kavuşturulması tartışılmalıdır. Ne var ki günümüzde bu yaklaşım ülke gerçeklerinin ötesinde bir politika gibi görülmektedir. Ancak böyle düşünülmediğinde sosyal güvenlikuygulamaları çerçevesinde kişilere aylık bağlanmasına yönelik planlamalar kapsam yetersizliği sorun olmaktan kurtarılabilir. Toplumdaki korunma;) muhtaç geçmişimiz en değerli varlıklarımız sayılmalıdır. Öyle ki bu kapsam) kiler demografik dinamiklerin merkezinde ve önemli bir bağlamda yer almai tadırlar. Çalışmamızın yönteminde öncelikli olarak konunun teorik çerçevesini açıklanmasına ve sosyal sigortalar sisteminin ve sosyal yardım sisteminin mel cut Türk sosyal güvenlik hukuku içindeki yerinin belli edilmesine çalı sılaca Çalışmamız çerçevesinde pozitif hukuktaki uygulamalar önemli görülmektedil Dolayısı ile bugünkü evrensel literatürde sosyal güvenliğin yeniden dönüşül münü etkileyen dinamiklerin neler olduğunun saptanması gerekecektir. Sos/ politika alanında korunmaya muhtaç yaşlı vatandaşların gelir düzeylerinin İİrlenmesi, primli sistemde aylık bağlananların saptanması, aylık bağlanmasın) yetecek sigortalı hizmetine ulaşamayanların veyahut sosyal sigortaların dışınd kalanların konumunun bilimsel verilerle açıklanmasına dayanan bir yönlenil benimsenmesi somut veriler bakımından önemli görülmektedir. Literatürdeki ve kamu kurumlarının yayımladığı verilere dayalı olarak somut gerekçeler vc| karşılaştırmalarla konu ortaya konulacaktır. Çalışmamıza özgü temel düşüncelerin ifade edilmesi amacıyla; sosyali sigorta yasaları, sosyal hizmet ve sosyal yardım yasaları, Türk sosyal güvenlik! hukukunda reform sürecine geçişi hazırlayan etkenleri içine alan çalışmalar,! konuyla ilgili mevzuat derlemeleri, sosyal politika alanında vatandaşlık gelin] uygulamalarını içeren öğretideki düşünceler, kitap, makale ve tezlerin bulun¬duğu kaynak derlemeleri yapılacaktır. İstatistikler, yıllıklar, seminer bildirileri,! kamu kurumlarınca hazırlanan proje ve veriler toplanıp ilgili kayıtlara bakıla¬caktır. Nihayetinde çalışmamız üç ayrı bölüm halinde oluşturulacaktır. Birinci bölümde kavram analizi, yaşlılıkta gerçekleşebilecek risklerin Türkiye ve uluslararası literatürdeki yeri, yaşlılıkta gelir güvencesi sağlanmasına zemin hazırlayan etkenler, Türkiye′de hem sosyal sigortalar hem de primsiz ödemeler kapsamında tahsisi yapılan yaşlılık aylıklarının mevcut durumu ve sonrasında çalışmamızın amacı doğrultusunda konunun alacağı yeni boyutlar irdelenecek¬tir. Öte yandan primsiz sistemde gelir anlamında sağlanan sosyal yardımlardan 65 yaş aylığının mahiyeti, anılan aylığa hak kazanma şartları ve sosyal güven¬lik sistemimizdeki yerine değinilecektir. İkinci bölümde Türk sosyal güvenlik sisteminin finansman konusu ortaya konulacaktır. Bunun yanı sıra 65 yaş aylığı alan vatandaşlar için düşünülen gelir güvencesinin finansman boyutuna deği¬nilecektir. Ayrıca, bu yardım türünün gelir dağılımına etkileri aynı yerde ince¬lenmeye çalışılacaktır. Üçüncü ve son bölümde ise anılan muhtaç vatandaşla¬rımıza gelir güvencesi sağlanmasına ilişkin konumuzun ana başlıklarını içeren genel değerlendirmelere ve sistemin yeniden yapılandırılmasına yönelik ek model önerisine yer verilecektir. Çalışmamızın hipotezi kurulurken bunun gelecekte sosyal güvenlik sis¬temine katkısı ve varolan boşluğu nasıl dolduracağı üzerine eğilinmesi amaç¬lanmıştır. Eğer söz konusu yaşlıların hayatlarını muhtaç ve başkalarına bağımlı geçirmesinin nedeni gelir eksikliği ise sosyal politikanın öncelikle bu konu üzerine yoğunlaşması gerekmektedir. Sosyal güvenlik modellerinin temel he¬defi bireylerin yaşlılıktaki hayatının iyi halde bulunmasını güvence altına al¬maktır. Söz konusu durum anılan kapsamda bulunan kişilerin yaşlılıkta mini¬mum düzeyde bir yaşam geliri hakkına kavuşturulmaları ile mümkün olacaktır. Yaşamın bu döneminde yaşlı kimseler eski güçlerini artık bulamazlar. Belirte¬lim ki, kişiler çalışmak istese dahi dinlenmenin sağlıklı yaşam için daha değerli olduğu bir gerçektir. Böyle olunca da çalışma kavramı yalnız başına bir değer sayılmayacaktır. Sosyal politika alanında yapılması gereken yardımlar söz ko¬nusu olduğunda devlet çoğunlukla bu planlamalar için öngörülen kaynakların sınırlı olduğunu ileri sürmektedir. Sosyal sigortalar sisteminin benimsediği karşılıklılık ilkesine zarar vermeden yürürlükte bulunan sosyal güvenlik ka¬nunlarının sağladığı aylık hesaba katılarak, muhtaç yaşlı vatandaşlar için prim-siz ödemeler sistemi içinde sosyal yardım olarak sağlanan 65 yaş aylığının yenibaştan düzenlenmesi toplumsallaşmanın getirdiği sıkıntıların giderilmesine katkı sağlayacaktır. Sosyal birlikteliğin getirdiği imkânlar çerçevesinde aile yakınları, çevre ve diğer yardım eden kişilerce düzensiz ve yetersiz düzeylerde yaşlılara sağlanan yardımların anılan yardımı yapanlarca birikim olarak har¬canmasına ortam hazırlanacak olması da ayrı bir gerçektir. Çalışmamızda önerileceği gibi, Türkiye′de GSMH′nm % 1 ′lik oranından daha az bir bölümünün yaşlılıkta kişilere aylık bağlanmasında kullanılması yaşlı kimselerin yoksulluğunu ve sosyal dışlanmayı büyük oranda çözecektir. Daha iyi yaşam koşullarının oluşması -bu programların ortaya konulması ile-devletin kaynaklarının yetersizliği genel fikrinin tersine çevrilmesine zemin hazırlayacaktır. Asgari temel ihtiyaçlarını karşılayabilen bir topluma dönüşü¬mün gerçekleşmesi önemli sayılmalıdır. Geleneksel yardım alışkanlıklarıyla yaşlılara yardımda bulunan kişilerin ekonomik kaynaklarının azalmasının önü kesilecektir. Toplumların mutlu yaşamlarını bu yönüyle tesis etmekle birlikte güvenceye alınmış yarınlarımızı şimdiden görebiliriz. Bu sosyal güvenlik poli¬tikası devletin gelirin yeniden dağılımı asli fonksiyonunu yerine getirmesinden ibaret bir uygulama olacaktır. Belirtelim ki, dünyada genel olarak meşru görü¬len yaklaşım sosyal hakkın bilfiil tesis edilmesidir. Öte taraftan gerçekleştiril¬mesi hedeflenen düşünce ise öncelikle mülkiyet hakkının kamu düzeninin re¬fahı gözetilerek sınırlandırılmasıdır. Çalışmamızın birinci bölümünde genel olarak sosyal güvenlik kavramına açıklık getirilmeye çalışılacaktır. Bu açıklamalarda sosyal sigortalar ve sosyal yardımların ne anlama geldiği ortaya konulacaktır. Ayrıca insan hayatının ya¬pısı gereği yaşa bağlı nedenlerle ekonomik ve sosyal yoksunlukların artmaya başladığı yaşlılık kavramı irdelenecektir. Kişiler bakımından sosyal korumanın varlığını yoğun bir şekilde hissettirdiği bu zaman diliminin sosyal güvenlik hukuku bakımından ciddi önemi bulunmaktadır. Türk emeklilik sisteminde bir kişinin yaşlılıkta aylığa hak kazanması belli koşullara bağlanmıştır. Bunların başlıcaları, kanunen kabul edilen yaşa ulaşma ve belli bir süre prim ödemiş olma şartlarıdır. Bundan başka birinci bölümde, primli sistem olarak tanımladığımrz model içinde yer alan ve reform çalışmalarından önce sosyal sigortala sisteminin yapısını oluşturan üç farklı sosyal güvenlik kurumu emeklilik prog| ramları araştırılacaktır. Öte yandan, yaşlılık aylığına hak kazanmada yeni 5510 sayılı Karnini çerçevesinde getirilen esaslar ve yaşlılık aylığı kapsamında gerçekleştirileni reformlara bağlı sürecin gelişimi ve bir değerlendirmesi yapılacaktır. NiteJaM primli rejim kapsamında Türk emeklilik sistemi esas olarak üç ayrı sosyal gii-[ venlik kurumu tarafından yönetilen farklı emeklilik yasalarına göre düzenlen-! misti. Reform yasalarıyla birlikte gerek hizmet yasaları gerekse kurum yasaları! norm ve standart birliğinin gerçekleştirilmesi hedefiyle mevcut sistemde tekel indirilmiştir. İlerideki değerlendirmelerimizde görüleceği gibi sosyal güvenlin reformu kapsamında getirilen yeni düzenlemeler ile geçmişi ilgilendiren emek-! Iilik sistemine yönelik yasalar karşılıklı incelemeye tabi tutulacaktır. Bu ne-l denle geçmiş dönemlerde yürürlülüğü Öngörülen emeklilik planlamalarının | değerlendirilmesi günümüz uygulamalarıyla kıyaslama yapılması açısında Önem kazanmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde ayrıca primli rejim uyarınca benimse¬nen emeklilik programlarının tanıtılması yanında, asıl olarak muhtaç yaşlılara yardımı Öngören ve 65 yaş aylığı olarak tanımlanan sosyal yardım uygulama¬sına yer verilecektir. 2022 sayılı Kanun kapsamında yer alanlar, diğer sosyal′ güvenlik kanunları kapsamı dışında kalanlar ile bu kanunlara göre emeklilik f aylığı almayan muhtaç durumdaki 65 yaşını doldurmuş yaşlı vatandaşlarımız-,′ dan oluşmaktadır. Anlaşıldığı gibi sosyal yardımlar, elinde olmayan nedenlerle toplumun kıyısında kalmış bulunan muhtaç, yoksul ve kimsesiz duruma düş¬müş bireylere insanlık onuruna yaraşır bir hayata kavuşmaları adına devlet bütçesinden sağlanan parasal yardımları ifade etmektedir. İnceleme konumuzu ilgilendirmesi bakımından 65 yaşını doldurmuş muhtaç ve kimsesizlere sağla¬nan aylık hükümlerinden genel hatlarıyla bu bölümde bahsedilecektir. Başka bir ifade ile 2022 sayılı Kanunun uygulaması bakımından zorunlu sigortalılık geçerli olmadığından primli sisteme katkı sunmamış olanların prim-siz rejim içinde yeterince korunması mümkün olmamaktadır. Bu kapsamda bulunanların sosyal sigortalar rejimine paralel bir anlayışla sosyal koruma kap¬samına alınmasının gerekip gerekmediği çalışmamızda tartışılacaktır. Ayrıca sosyal yardımlar alanında hazırlanan yeni kanun tasarısıyla 65 yaş aylığının genel çerçevesini ilgilendiren birtakım değişikliklerin getirilmesi öngörülmüş¬tür. Tasanda sosyal yardımlardan sayılan yaşlılık aylığından belli şartlara sahip Türk vatandaşları için yararlanma koşullarının neler olduğu ve bu aylığın kap¬samı 2022 sayılı Kanunla karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Çalışmamızın ikinci bölümü sosyal güvenlikte önemli görülen finansman unsuruna ayrılacaktır. Sosyal güvenlikte öne çıkan en belirgin husus bilindiği gibi hem kişiler bakımından hem de sosyal riskler bakımından günümüzde bir uygulama çerçevesinin genişlemiş olduğu gerçeğidir. Öyle ki, ilgililere sağla¬nan sosyal koruma yardımlarında gerek nicelik gerek ise nitelik açısından bir hacim büyümesi olmaktadır. Doğal olarak bütün bu gelişmelerle bağlantılı yenifinansman tekniklerine ihtiyaç duyulmaktadır. Primli rejimde sosyal güvenliğin finansman kaynağı çalışanlardan alman primlerdir. Beveridge tipi sosyal gü¬venlik sisteminin öngörülmesi halinde ise sistemin finansmanı toplanan vergi¬lerle sağlanmaktadır. Burada finansman kaynağı devletin kamu gücüne dayana¬rak yasalarla koyduğu ve bunu ödemekle mükellef olanların bir anlamda so¬rumlu tutulduğu vergi gelirleridir. Bismarck tipi sosyal güvenlik sistemlerinde sosyal sigortalar ilişkisi egemen olup, kazanca bağlı olarak sisteme katkı su¬nulmaktadır. Sonuç olarak, ülkeler sosyal güvenliğin finansmanında kullanılan kaynakları sistem modelleri çerçevesinde kendi yapılarına uygun bir biçimde öngörmektedir. Ülkemizin koşullan göz önünde tutularak v^lı ^aV&vıJAarçjm önleme amacıyla incelenmeye çalışılacak 65 yaş aylığı alanlara sağlanacak gelir güvencesi ve finansmanına bağlı çözüm önerileri çalışmamızda sunul¬maya gayret edilecektir. Çalışmamızda bu bölümde ele alacağımız diğer bir konu ise sistemin fi¬nansman yöntemine ilişkin değerlendirmelerdir. Sosyal güvenlik sistemlerinin finansmanı konusunda iki değişik yöntemden birincisi fon biriktirme yöntemi, ikincisi ise dağıtım yöntemidir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de kişiler ve riskler açısından sosyal güvenliğin kapsamı genişlemektedir. Böylece sağlanan sosyal koruma yardımlarının miktarı arttığından sistemler finansman sorunu ile karşılaşmaktadır. Söz konusu finansman yöntemleri birbirleri ile karşılaştırıldı¬ğında nesiller arasındaki dayanışma unsurunun büyük ölçüde dağıtım yöntemi ile gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Türk sosyal güvenlik sistemi açısından teorik olarak fon biriktirme yönteminin benimsendiğini söyleyebiliriz. Ancak, uygulamada dağıtım yönteminin finansman yöntemi olarak tercih edildiği ayrı bir gerçektir. Nüfusun yaşlanmasıyla finansman yönteminde izlenen metodun değişti¬rilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Türk sosyal güvenlik sisteminin "dağıtım yÖntemi"nden "fon biriktirme yöntemi"ne dönüşümü sıkça konuşulmuştur. Yeni sosyal güvenlik reformu çerçevesinde emeklilik sistemi planlamalarında birtakım köklü ve eski düzenlemelerden farklı değişikliklere gidilmiştir. Neti¬cede finansman yöntemi konusunda da buna benzer değişimlerin yaşanması beklentisi tartışılmıştır. Ne var ki böyle bir gelişme sistem içinde somut olarak hayata geçirilememiştir. Çalışmamızın ikinci bölümü ayrıca sistemin finans¬man krizine ilişkin genel ilkeler ve söz konusu sorunun belirlenmesi ile doğru¬dan bağlantılı olduğunu düşündüğümüz finansman krizini etkileyen nedenlere ayrılacaktır. Böylece finansman krizini doğuran nedenler arasında sayılabilecek konu başlıkları açıklanacaktır. Ekleyelim ki sosyal güvenlik sistemi içinde fi¬nansman krizi nedenlerinden genel itibarıyla inceleme konumuzla ilgisi bakı¬mından yaşlılık aylığıyla bağlantılı olanlar hakkında bilgi verilecektir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde sosyal güvenlik sistemimiz içinde yaşlılara aylık bağlanması hakkında genel bir değerlendirme yapılacak¬tır. İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BOLUM SOSYAL RİSK OLARAK YAŞLILIK VE GELİR GÜVENCESİ I. SOSYAL GÜVENLİK KAVRAMI 27 A. Genel Olarak 27 B. Sosyal Sigortalar 28 C. Sosyal Yardımlar 33 II. YAŞLILIK KAVRAMI 38 III. PRİMLİ SOSYAL GÜVENLİK REJİMİNDE YAŞLILIK AYLIĞI 43 A. Yaşlılık Aylığına Hak Kazanma Koşullan 43 1. Genel Olarak 43 2. Kanunen Kabul Edilen Yaşta Olma 44 a) Emeklilik yaşının belirlenmesi 45 b) Türk emeklilik sisteminde yaş uygulamaları 50 3. Belli Bir Süre Prim Ödemiş Olma 56 B. Bağımlı Çalışanların, Memurların ve Bağımsız Çalışanların Yaşlılık Aylığına Hak Kazanmaları 59 1. Yaşlılık Aylığının Amacı 59 2. Yaşlılık Aylığı Koşulları 61 a) İşçiler açısından aylığa hak kazanma koşulları 61 aa) Yaşlılık aylığına normal koşullarda hak kazandıran haller 61 bb) Sigortalının işine veya sağlık durumuna bağlı kolaylaştırılmış koşullar 67 aaa) Yeraltı maden işlerinde çalışanlar 67 bbb) Malul ve özürlü sigortalılar 72 ccc) Erken yaşlananlar 79 b) Memurlar açısından aylığa hak kazanma koşulları 82 aa) Genel bilgi 82 bb) Emeklilik türleri 83 aaa) İstek üzerine emeklilik 84 bbb) Re′sen emeklilik 89 ccc) Yaş haddi nedeniyle emeklilik 91 cc) Emekli aylığına hak kazanma koşulu olarak hizmet süresi 92 aaa) Fiili hizmet süresi 92 1 Fiili hizmet müddeti zammı 95 ccc) İtibari hizmet süresi 108 c) Bağımsız çalışanlar açısından aylığa hak kazanma koşulları 111 aa) Genel bilgi 111 bb) Tam yaşlılık aylığı açısından 114 cc) Kısmi yaşlılık aylığı açısından 115 dd) Kolaylaştırılmış yaşlılık aylığı açısından 116 3. Yaşlılık Aylığına Hak Kazanmada 5510 sayılı Kanunla Getirilen Esaslar 118 4. Yaşlılık Aylığı Kapsamında Gerçekleştirilen Reformlara Bağlı Sürecin Gelişimi ve Değerlendirmesi 129 a) Genel bilgi 129 b) Getirilen reformun gerekçe ve öngörüleri 139 c) Reform ile getirilen yasal düzenlemelerin esasları 144 IV. PRİMSİZ SOSYAL GÜVENLİK REJİMİNDE YAŞLILIK AYLIĞI YARDIMI 151 A. Genel Bilgi 151 B. Gelir Anlamında Sağlanan Sosyal Yardımlar 154 1. 65 Yaş Aylığının İçeriği 156 2. 65 Yaş Aylığına Hak Kazanma Koşullan 161 İKİNCİ BOLUM YAŞLILIK AYLIĞININ FİNANSMANI I. GENEL BİLGİ 167 II. FİNANSMAN KAYNAKLARI 168 A. Primlerle Finansman 170 B. Kamu Gelirlerinden Yapılan Aktarımlarla Finansman 176 C. Vergilerle Finansman 201 D. Sistemin Finansman Yapısına İlişkin Değerlendirme 205 III. FİNANSMAN YÖNTEMLERİ 216 A. Genel Olarak 216 B. Fon Biriktirme Yöntemi 216 C. Dağıtım Yöntemi 222 IV. SİSTEMİN FİNANSMAN SORUNU 230 A. Genel Olarak 230 B. Finansman Krizini Etkileyen Nedenler 242 1. Genel Bilgi 242 2. Ortalama Yaşam Beklentisindeki Değişiklikler 264 3. Sosyal Güvence Sağlanan Nüfus Bakımından Sistemin Kapsam Alanının Genişlemesi 268 4. Sağlanan Sosyal Güvenlik Yardımlarına Hak Kazanma Koşullarındaki Değişiklikler 277 5. Sağlanan Sosyal Güvenlik Yardımlarının Düzeyi 290 C. Finansman Krizinin Aşılması 300 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM YAŞLILARIN GELİR GÜVENCESİ AÇISINDAN TÜRK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNUN YENİDEN YAPILANDIRILMASI I. GENEL OLARAK 305 n. YÜRÜRLÜKTE BULUNAN SOSYAL GÜVENLİK MODELİNİN YAŞLILIK AYLIĞI BAKIMINDAN TEMEL SORUNLARI 312 A. Genel Olarak 312 B. Kişiler Açısından Kapsam 314 C. Aylığa Hak Kazanma Esasları 318 D. Prim Koşulu 320 E. 65 Yaş Aylığının Miktarı 324 III. YAŞLILIKTA GELİR GÜVENCESİNE DUYULAN İHTİYAÇ 328 A. Genel Olarak 328 B. Yaşlıların Ekonomik Yoksullukları ile Mücadele Bakımından 338 C. Yaşama Hakkına Etkileri Bakımından 341 IV. SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNE YÖNELİK EK MODEL ÖNERİSİ 352 A. Genel Esaslar 352 B. Toplumsal Gelişmelere Bağlı Olarak Sosyal Güvenlik Sistemi Kapsamının Genişletilmesi Zorunluluğu 365 C. Bugünkü Sosyal Güvenlik Sisteminin Varolan Yoksulluğu Önlemesi Bakımından Yapılması Gerekenler 372 GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ 379 KAYNAKÇA 389

Kargo Gönderim Saatleri;


© Copyright 2026
Sitemizde yayınlanan görsel ve yazılı