Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu - EYLEM BAŞ
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu - EYLEM BAŞ
Eylem BAŞ
Çalışma üç bölümden oluşmuştur: Birinci bölümde, suçun bilişim alanında suçlar içinde düzenlenmesi nedeniyle bilişim alanında suçlara ilişkin genel açıklamalar yapılmıştır. Ardından suçun; TCK m. 245’teki kanuni düzenleniş şekline, gerekçesine, yürürlüğe girdiği tarihten günümüze değin geçirdiği değişikliklere ve eTCK’daki karşılığına yer verilerek eTCK 525b/2; hukuki konusu, maddi konusu, faili ve mağduru incelenmiştir.
İkinci bölüm suçun unsurlarına, üçüncü bölüm ise suçun ortaya çıkış biçimlerine, yaptırımına, soruşturulmasına, kovuşturulmasına ve benzer suçlarla olan karşılaştırılmasına ayrılmıştır. Çalışmada inceleme konusu hükümle ilgili olarak doktrinde yer alan görüşlere, internet aracılığıyla ulaşılan veri tabanlarına, Yargıtay kararlarına olabildiğince ve sistematik bir şekilde yer verilmiştir.
oplumsal yaşamın bünyesinde, özellikle de bilişim alanında, zamanla meydana gelen değişimler, gelişimler ve yenilikler sağladıkları faydaların yanı sıra, beraberinde korunması gereken yeni hukuki varlık ya da menfaatleri getirir.[1] İlkel dönemlerde dahi örneğin mağarada yaşayan (A)’nın, bir başka mağarada yaşayan (B)’nin kullandığı basit araç gereçleri (B)’nin rızası olmaksızın almasında olduğu gibi, yalın ve basit olsa da, suçlarla karşı karşıya kalınmaktaydı. Günümüzde uygarlığın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık suçların türleri ve işleniş biçimlerinde önemli artışlar ortaya çıkmıştır.[2] Teknoloji alanındaki gelişmelerle birlikte örneğin para gibi pek çok şey ulusal sınırları aşarak uluslararası sınırdan rahatça ve saniyeler içinde geçebilir hale gelmiştir. Bu hukuki varlık ve menfaatlere yönelik ihlallerle karşı karşıya kalınması, yeni koruma alanlarının ve suçların düzenlenmesini zorunlu kılar.[3] Bilişim suçları da bu gelişimin ceza hukukundaki görünümünün bir bölümünü oluşturur.
Yaşanan gelişmeler bankacılık sektörünü de etkilemiştir. Kullanımı giderek yaygınlaşan, para gibi diğer ödeme araçları kapsamında değerlendirilen banka veya kredi kartlarının kullanımıyla, artık piyasada nakit kullanımı azalmıştır. Böylece alım satımın kolaylıkla vergilendirilebilmesi ve kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınabilmesi sağlanabilir hale gelmiştir.[4] Özellikle bu kartlarla zamana ve mekâna bağlı olmaksızın bankacılık hizmetlerinden yararlanılmakta ve bu kartlar alış verişlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Artık örneğin kredi kartı bilgilerinin girilmesi suretiyle internetten ya da telefonla yahut postayla alış veriş yapılabilmesi mümkündür. Tüm bunlar bilişim alanındaki gelişmelerle paralel olarak ortaya çıkmıştır.
Çalışmada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 245’te yer alan “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu” incelenmiştir. “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu”, TCK’nın İkinci Kitabının, “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı Üçüncü Kısmının, “Bilişim Alanında Suçlar” başlıklı Onuncu Bölümünde, 245. maddede düzenlenmiştir. Bu suç bilişim alanında işlenen suçlardan biridir ve suçun işlenmesiyle toplumun bilişim sistemlerine duyduğu güvenle birlikte bir yandan kişilerin malvarlığına ilişkin menfaatleri bir yandan da banka veya kredi kartlarında yapılan sahteciliklerle toplumun kamu güvenine ilişkin menfaatleri ihlal edilir. Bu suç diğer suç tipleri ile ilişkili olsa da, suçun işlenmesinde bilişim alanının kullanılması ve kendine özgü niteliği, ayrıca düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Suçun söz konusu etkileri, yapısındaki karmaşıklıklar ve sorunlar, suçla uygulamada sık sık karşı karşıya kalınması, suçu üzerinde durulmaya ve yakından incelemeye değer önemli bir konu haline getirmiştir.
765 sayılı TCK (ETCK) döneminde hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, belgelerde sahtecilik gibi klasik suç tiplerinin, “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” şeklinde gerçekleşen ihlalleri cezalandırmak bakımından kanunilik ilkesi gereğince uygulama alanı bulamaması üzerine, ETCK’ya 1991 yılında m. 525b/2 eklenmiştir. TCK m. 245 ile “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması”na yönelik fiiller, ilk kez bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmiştir.
“Bilişim Alanında Suçlar” arasında düzenlenen “Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması” suçu; banka veya kredi kartlarının, hamiline sağlamış olduğu faydalarının yanı sıra, bünyelerinde barındırdıkları güvenlik açıkları nedeniyle saldırılara açık bir alan oluşturmasından dolayı suç haline getirilmiştir. Zira banka veya kredi kartlarının kullanımının hızla artmasıyla birlikte, bu kartlara yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler giderek artmaktadır. Özellikle ATM ve POS cihazından yapılan işlemlerin kolaylığı ve hızlılığı, bu makineler etrafında yoğunlaşan suçların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu kartların ya da kart üzerindeki bilgilerin, kart hamili dışındaki üçüncü bir kişinin eline geçmesi durumunda, bu kartlardan hukuka aykırı olarak yararlanılması imkânı oldukça fazladır. Ancak bu hukuka aykırı kullanımları gerçekleştirenlerin tespit edilmeleri kolay değildir. Söz konusu tehlikelerin ortaya çıkmasını önlemek için kanun koyucunun, doğması muhtemel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde düzenlemeler ve değişen toplumsal şartları gözeterek değişime uygun çözümler üretebilmesi gerekir. Bu kartların kötüye kullanımına yönelik davranışlara karşı hem özel hukuk hem de ceza hukuku alanında bazı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu hukuka aykırı fiillerin önlenmesi için alınan hukuki tedbirlerin yanında; banka veya kredi kartı çıkarma yetkisini haiz kurumlar tarafından da kartların kötüye kullanılmasına yönelik tedbirlerin alınması gereklidir. Örneğin bu kartların kullanımında, kartlara ilişkin şifreler gibi güvenlik tedbirlerinin yanında, kart hamillerinin biometrik özellikleri de tanımlama için kullanılmalıdır.
Çalışma üç bölümden oluşmuştur: Birinci bölümde, suçun bilişim alanında suçlar içinde düzenlenmesi nedeniyle bilişim alanında suçlara ilişkin genel açıklamalar yapılmıştır. Ardından suçun; TCK m. 245’teki kanuni düzenleniş şekline, gerekçesine, yürürlüğe girdiği tarihten günümüze değin geçirdiği değişikliklere ve ETCK’daki karşılığına yer verilerek; hukuki konusu, maddi konusu, faili ve mağduru incelenmiştir.
İkinci bölüm suçun unsurlarına, üçüncü bölüm ise suçun ortaya çıkış biçimlerine, yaptırımına, soruşturulmasına, kovuşturulmasına ve benzer suçlarla olan karşılaştırılmasına ayrılmıştır. Çalışmada inceleme konusu hükümle ilgili olarak doktrinde yer alan görüşlere, internet aracılığıyla ulaşılan veri tabanlarına, Yargıtay kararlarına olabildiğince ve sistematik bir şekilde yer verilmiştir.

Kargo Gönderim Saatleri;

.jpg)
© Copyright 2026
Sitemizde yayınlanan görsel ve yazılı