Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Ekim (18)      Eylül (220)      Ağustos (117)      Temmuz (128)

Türk Ticaret Kanununa Göre BİRLEŞMELER

Türk Ticaret Kanununa Göre BİRLEŞMELER

- Vedat Kitapçılık

Sayfa Sayısı
:  
391
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2014
ISBN NO
:  
978-605-4823-41-3

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...











GİRİŞ


 

I. SUNUŞ

 

Günümüzde piyasaların küreselleşmesi, şirketlerin giderek artan rekabete maruz kalmalarına yol açmaktadır. Öte yandan, teknolojinin karmaşıklığı araştırma ve geliştirmeye büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmekte, yeni buluşlar ürünlerin yaşam süresinin azalmasına yol açmakta, giderek işletmelerin yatırımlarından daha hızlı bir şekilde kâr elde etmelerini zorunlu kılmaktadır. İşte tüm bu sebepler şirketleri, faaliyette bulundukları piyasada kritik büyüklüğe ulaşmaya zorlamaktadır.

 

Şirketler büyümek için genellikle iki tür strateji izlerler. Bunlardan ilki içsel büyüme, diğeri ise dışsal büyüme olarak adlandırılmaktadır. İçsel büyüme, bir şirketin kendi kaynaklarını kullanarak büyümesidir. Gerçekten içsel büyümede, bir şirketin gerçekleştirdiği faaliyetler sonucunda elde ettiği iç kaynaklarını veya borçlanma yoluyla dışarıdan sağladığı kaynakları yeni yatırımlara dönüştürmesi yoluyla büyümesi söz konusudur. İçsel büyüme yatay veya dikey büyüme şeklinde gerçekleşebilir.

 

Buna karşılık dışsal büyüme, bir şirketin kendi kaynaklarının yeterli olmadığı zaman başvurduğu büyüme türüdür[1]. Dışsal büyüme yöntemleri çok çeşitli olup, bunların bir kısmında teşebbüsler arası işbirliği asgari düzeyde kalmakta iken, bir diğer kısmında bir teşebbüsün başka bir teşebbüs ile tam entegrasyonu gözlenmektedir. Bu iki uç hal arasında, süre ve tarafların taahhütleri dahil olmak üzere pek çok açıdan farklılık gösteren birçok işbirliği modeli yer almaktadır..

 

Dışsal büyüme yöntemleri, borçlar hukukuna veya şirketler hukukuna dayanmaları bakımından da bir ayrıma tabi tutulabilir. Borçlar hukukuna dayanan dışsal büyüme yöntemleri daha az sınırlandırıcı olup, bunlar arasında karteller, tröstler veya konsorsiyumlar sayılabilir. Şirketler hukukuna dayanan dışsal büyüme yöntemleri arasında ise, bir şirketler topluluğu oluşturulması, aleni pay alım teklifi (takeover bid)  çalışmamızın konusunu teşkil eden birleşme sayılabilir.

 

Birleşmede, bağımsız birimlerden birinin ya da her ikisinin bağımsızlığı ortadan kalkmakta ve bütünleşmektedir. Bu açıdan birleşme, ekonomik gücün merkezileşmesinin en üst derecesidir. İçsel büyümede olduğu gibi, bir dışsal büyüme aracı olan birleşmede de dikey veya yatay birleşme söz konusu olabilir.

 

Birleşme ya bir şirketin başka bir şirket tarafından devralınması ya da yeni bir şirket kurulması yoluyla yapılabilir. İlk halde sadece devrolunan şirket veya şirketler, ikinci halde ise birleşmeye katılan tüm şirketler ortadan kalkmaktadır. Her iki halde de devrolunan şirketin/şirketlerin malvarlığı külli halefiyet yoluyla devralan şirkete intikal etmekte, devrolunan şirket/şirketler tasfiyesiz sona ermekte ve devrolunan şirketin/şirketlerin ortakları, mevcut ortaklık haklarına/paylarına karşılık devralan şirketin ortaklık haklarını/paylarını elde etmektedir.

Son yıllarda - küresel rekabet olgusunun da etkisiyle - şirket birleşmelerinin sayısının hızla arttığı görülmektedir. Bu gelişime paralel olarak, TK’nın 134 ve devamı maddelerinde ticaret şirketlerinin birleşmesine ilişkin yeni hükümler öngörülmüş, bu alanda birçok yenilik getirilmiştir. Bu açıdan TK’nın birleşmeyi düzenleyen hükümleri eTK’dan belirgin biçimde ayrılmakta, eTK’nın eksik ve karmaşık düzenlemeleri esastan değiştirmektedir. Özellikle eTK’daki türler arası birleşme yasağının büyük ölçüde yumuşatılması ve alacaklıların korunması bakımından malvarlıklarının ayrı yönetilmesi ilkesinden uzaklaşılması TK’nın reform niteliğinde düzenlemeleri arasındadır. Malvarlıklarının değerlendirilmesinde ortaya çıkan küsuratın atılması karşılığında denkleştirme ödenebilmesi ve birleşmeye karşı olan ortağın ayrılma akçesi alarak şirketten çıkabilmesi veya çıkarılabilmesi, kanun koyucunun birleşme konusunda modern şirketler hukuku anlayışını dikkate alarak getirdiği yeniliklerden bazılarıdır. Küçük ve orta ölçekli şirketler ile sermaye şirketlerinin kolaylaştırılmış şekilde birleşmelerine olanak tanınması, birleşmenin güvenli ve şeffaf bir biçimde gerçekleşmesine olanak sağlayan hükümler  kanun koyucunun yeni yaklaşımının birer ürünüdür. Özetle, TK’nın birleşmeyi düzenleyen hükümleri çağdaş, birleşmeye katılan şirketlerin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran ve menfaatler dengesini gözeten bir anlayışla hazırlanmıştır.

 

Kanun koyucu birleşmeye ilişkin düzenlemelerde esas itibariyle İsviçre, Alman ve Avrupa Birliği hukukundan yararlanmıştır. TK’nın birleşmeyi düzenleyen hükümleri incelendiğinde, kanundaki sistematiğin İsviçre Birleşme Kanun’ndasionsgesetz) izlenen sistematik ile aynı olduğu göze çarpmaktadır. Gerçekten her iki kanun da İsvBirK’nunayrı olarak düzenlenmesi dışında gerek sistematik gerekse içerik bakımından büyük ölçüde benzerlik göstermektedir. TK’nın yeni düzenlemesinin, 9.10.1978 tarih ve 78/855/EC sayılı “Anonim Şirketlerin Birleşmesine İlişkin Üçüncü Konsey Yönergesi” de  önemli bir rol oynamaktadır.  Bu husus TK’nın Genel Gerekçesinde tüm yeniden yapılandırmaları kapsayacak şekilde “Şirketlerin birleşmeleri, bölünmeleri ve tür değiştirmeleri ayrıntılı bir şekilde ve AT Yönergeleri’ne uygun olarak düzenlenmiştir. Getirilen yeni hükümlerle sadece söz konusu yapısal değişikliklerin güvenli, şeffaf ve basit bir işlemler zinciri içinde gerçekleşmeleri sağlanmakla kalınmamış, aynı zamanda, alacaklılar ve diğer hak ve menfaat sahipleri de korunmuştur. Ayrıca işçilerin devralan şirkete geçişleri, hakları ve sorumlulukları da ayrıntılı olarak düzenlenmiştir [...] İsviçre şirketler hukuku, Alman ve Fransız hukuklarına nazaran Türk şirketleri hukukuna oldukça yakındır, onun için İsviçre kanunundan yararlanmak amaca daha elverişlidir. İsviçre Birleşme Kanunu AET’nin şirketlere ilişkin yönergelerine uygundur, onların karşılamak istediği ihtiyaçlara cevap veriyor. Ayrıca tasarının hedefleri bakımından da uygundur, korumak istediği menfaatler bakımından da uygundur” biçiminde ifade edilmiş. Ayrıca İsvBirK, Alman Yeniden Yapılandırma Kanunu’ndan (Umwandlungsgesetz) esinlendiği için, UmwG de TK’nın dolaylı kaynakları arasında yer almaktadır.

 

 

II.  İNCELEME PLANI VE ÇALIŞMANIN

     SINIRLANDIRILMASI

 

 

TK’da düzenlenen üç tür yeniden yapılandırma modelinden birleşme kurumunun incelendiği çalışmamızda, karşılaştırmalı hukuk metodu kullanılmış ve bu bağlamda yeniden yapılanma hükümlerinin temel kaynağı niteliğinde olan İsviçre/Alman hukuku ve öğretisinin yanı sıra Avrupa Birliği’nin ilgili yönergeleri de dikkate alınmış ve ilgili yerlerde okuyucuya bir başka bakış açısı sunmak maksadıyla Fransız hukuku ve öğretisine yer verilmiştir.

 

Çalışmamızın amacı TK’nın birleşmeye ilişkin 134-158 ve 191-194 maddelerini incelemek ve yorumlamaktır. O nedenle sermaye piyasası, vergi, rekabet ve sair mevzuattaki birleşme düzenlemelerine sadece belirli noktaların açıklığa kavuşturulması amacıyla ve sınırlı olarak değinilmiştir. Ticaret şirketlerinin birleşmesinin bir bütün olarak çalışmamıza konu edinilmesi, okuyucuya ve uygulayıcıya temel ve birbiriyle bağlantılı sorunlara tek bir kaynakta ulaşma kolaylığı sağlayacağı düşüncesiyle tercih edilmiştir.

 

 

Çalışmamız giriş ve sonuç dışında altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde birleşme hakkında genel bilgiler verilmiş olup, bu bağlamda birleşme kavramı, birleşme nedenleri, birleşmenin benzer kurumlarla ilişkisi, ekonomik ve hukuki açıdan birleşme türlerinin yanı sıra birleşmenin tarihi gelişimi ve birleşmeye hâkim olan ilkeler ele alınmıştır. Yine bu bölümde, birleşmeye ilişkin hükümlerin daha iyi anlaşılabilmesi için, TK’ya kaynak teşkil eden hukuk sistemleri hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Birleşme türleri ve geçerli birleşmelerin ele alındığı ikinci bölümü takiben, üçüncü bölümde birleşme sürecinin her bir aşaması ayrıntılı olarak incelenmiş, bu bağlamda hazırlık aşaması, birleşme sözleşmesi ve birleşme raporunun içeriği, yetkili kurul tarafından birleşme kararının alınması ve birleşmenin tescil ve ilanı konuları üzerinde durulmuştur. TK’nın önemli yeniliklerinden biri olan kolaylaştırılmış birleşmeler konusu çalışmamızın dördüncü bölümünde incelenmiştir. Birleşmenin etkilerine ilişkin beşinci bölüm, tasfiyesiz sona erme, külli halefiyet ve üyelik haklarının devamlılığı gibi konuları içermektedir.  Çalışmamızın son bölümü ise, birleşmede koruyucu tedbirler ve zararın tazmini konularına ayrılmıştır. Bu bağlamda Türk hukukunda yeni bir dava türü olan denkleştirme davasının yanı sıra birleşmeye özgü özel iptal davası ve özel sorumluluk davası ile alacaklıları koruyucu tedbirlere yer verilmiştir.

 



ÖNSÖZ


 

Öncelikle, bu eserin tamamlanmasında büyük katkısı bulunan, kendisi ile aynı kürsüyü paylaşmaktan onur duyduğum sayın hocam Prof. Dr. Hasan Pulaşlı’ya, göstermiş olduğu yardım ve desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sayın hocam, bilgi ve tecrübesini paylaşmak, değerli görüş ve katkılarda bulunmak suretiyle bu eserin tamamlanmasında büyük rol oynamış, aynı zamanda bana yol göstermiş, ışık tutmuş ve rehberlik etmiştir.

 

Ayrıca eserle ilgili vakit ayırıp görüşlerini paylaşan ve son derece