Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar


Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Kasım (12)      Ekim (51)      Eylül (88)      Ağustos (8)

Garanti Sözleşmesinin Bir Türü Olarak Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt Sözleşmesi - MELEK BİLGİN YÜCE

Garanti Sözleşmesinin Bir Türü Olarak Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt Sözleşmesi - MELEK BİLGİN YÜCE

- Vedat Kitapçılık

Sayfa Sayısı
:  
168
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2007
ISBN NO
:  
9789758875870

1.250,00 TL











GİRİŞ Günümüzde ticarî ve sosyal yaşamın gelişmesine, nüfus artışına bağlı ola¬rak kişiler birbirleriyle daha fazla hukukî ilişkilere girmek zorunda kalmaktadır. Ticarî ilişkilerin bu denli artmasına bağlı olarak "güven" kurumu eskiye kıyasla daha önemli hâle gelmektedir. Oysa sosyal yaşamdaki gelişmeler bu taleple tam bir tezat oluşturmaktadır. Sosyal yaşamda günden güne varlığını daha çok hissettiren yabancılaşma kavra¬mı nedeniyle kişiler arasında güven ilişkisi azalmaktadır. Kişiler arasındaki gü¬ven ilişkisinin zayıflaması nedeniyle de teminat sözleşmelerinin önemi her ge¬çen gün artmaktadır. Konumuzu oluşturan üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesi, çeşitli maka¬lelerde incelenmiş ise de bugüne dek ne ülkemizde ne de İsviçre′de ayrı bir in¬celemeye konu olmuştur. Konu sadece garanti sözleşmesi ve banka teminat mek¬tupları konulu eserlerde nitelik tartışmaları içinde incelenmiştir. Konu hakkındaki tartışmaların çokluğu, günümüzde teminat sözleşmeleri¬nin öneminin artması, konunun başlıbaşına daha önce bir tez olarak incelenme¬miş olması nedenlerine bağlı olarak kurumu çalışma konusu olarak seçmiş bu¬lunmaktayız. Konunun ayrı bir tez olarak incelenmesiyle, kurumla ilgili sorunların tespi¬tine bağlı olarak, çözüme muhtaç olan hususlara ilişkin öneri sunarak uygulama¬ya yardımcı olabilmek amaçlanmıştır. Teze esas alman "Başkasının Fiilini Taahhüt" başlıklı 110. maddenin ilk fık¬rası şu şekildedir: "Bir üçüncü şahsın fiilini başkasına taahhüt eden kimse bu üçüncü şahıs tarafından taahhüdün ifa edilmemesi hâlinde zarar ve ziyan tedi¬yesine mecburdur". Mehaz metin (İsv. BK m. 111) ise, "Başkasının Fiilini Taahhüt (Üçüncü ki¬şi aleyhine sözleşme): Bir kişinin edimini başkasına taahhüt eden kimse, üçüncü kişinin bu taahhüdünü ifa etmemesi hâlinde bundan doğan zararı ödemeye mec-burdur"{ şeklindedir. YAVUZ, C. Türk Medenî Kanunu Borçlar Kanunu ve Diğer Mevzuat, İstanbul 2002, s. 989. 1 Doktrinde türkçe çevirinin hatalı olduğu, taahhüt edilenin aslında üçüncü kişinin fiili değil, edimi olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle madde metninin dü¬zeltici yoruma tabi tutularak, bu şekilde anlaşılması gerektiği belirtilmektedir2. Bu konu ilgili başlık altında irdelenecektir. Ülkemizde ilgili maddeye 08.07.1981 tarih ve 2986 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ikinci bir fıkra eklenmiştir. Buna göre, "Muayyen müddet için yapı¬lan taahhütlerde, müddetin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurul¬maması hâlinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşme muteberdir". Bu maddenin getiriliş amacı, uygulamada süreli olarak verilen banka teminat mek¬tupları3 ile ilgili doğan tereddütleri gidermektir4. Konuya ilişkin yapılan çalışmalarda kullanılan terimler oldukça fazladır. Bu nedenle bazı hususlarda hangi terimlerin tercih edildiğinin ve bu tercihimizin se¬beplerinin kısaca açıklanmasının, konuyu takipte kolaylık sağlayacağı düşünül¬müştür. Terimlerin karmaşıklığı ilk olarak kurumun adlandırılmasında mevcuttur. "Üçüncü kişinin fiilini taahhüt", "başkasının fiilini taahhüt", "garanti", "temina¬tı amaçlayan garanti", "kefalet benzeri garanti" gibi değişik adlandırmalar bu¬lunmaktadır. Biz kanundaki kenar başlıkta yer alan "başkasının fiilini taahhüt" ifadesine rağmen, konuyu daha teknik olarak ifade ettiğini düşündüğümüz ve di¬ğer kurumlardan ayrılmasında daha yararlı bulduğumuz "üçüncü kişinin fiilini taahhüt" terimini kullanmayı tercih ettik. Adlandırmada benzer bir sorun yine kurumun taraflarına ilişkin olarak bu¬lunmaktadır. Bu konuda "garanti veren ve garanti alan", "taahhüt eden ve taah- OĞUZMAN-ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B.4, İstanbul 2005, s. 770. (Borçlar Genel); EREN, E, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B.8, İstanbul 2003, s. 1107 (dn. 65); TUNÇOMAĞ, K., Türk Borçlar Hukuku C. I Genel Hükümler, istanbul 1976, s. 977 (Borçlar I). Banka teminat mektuplarının tümünün üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesi niteliğinde olmadığı, sözleşmenin niteliğinin tespit edilebilmesi için bütünün yorumlanması ve buna dayalı olarak bir tes¬pit yapılması gerektiği, bugün doktrinde ve Yargıtay uygulamasında kabul edilmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. BARLAS, N., Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları, İstanbul 1986, s. 26 vd. (Teminat Mektupları); BARLAS, N., "Kredi Kartı İlişkisinde Bankaya Karşı Verilen Kişisel Teminatın Niteliğinin Belirlenmesi", Prof. Dr. Ömer Teoman′a Armağan, C. 2, İstanbul 2002, s. 948 (dn. 18) (Kişisel Teminat); TEKÃ�NALP, Ü., Banka Hukukunun Esasları, İstanbul 1988, s. 377; ERMAN, E. Sabri, "Teminat Mektubu- Kefalet Akti-Garanti Akü", AD, 1969, S. 7, s. 415 vd. Doktrinde genelde belirtildiği üzere bu fıkra konulmasaydı da, konuyla ilgili olarak aynı sonuca ula¬şılması gerekecekti. Esasen irade serbestisi ilkesiyle de bu sonuca ulaşmak mümkün olacaktı. Ayrı¬ca bu tür bir taahhüdün varlığı hâlinde süreye bağlı hak söz konusu olacağından, taahhüdün hüküm¬süzlüğü değil hakkın sona ermesinden bahsedilecektir. Aynı yönde bkz. OĞUZMAN-ÖZ, s. 787; TANDOĞAN, H., Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. II, B.4, İstanbul 1989, s. 887, 888 (Borç¬lar II); REİSOĞLU, S., "Vadeli Teminat Mektuplarından Ötürü Bankaların Sorumlu Tutulabilecek¬leri Süre", AÜHF Osman Berki Armağanı, Ankara 1977, s. 754 (Vadeli Mektuplar). 2 hüt edilen", "vaad eden ve vaad edilen" gibi çeşitli ifadeler bulunmaktadır. Biz bu konuda doktrinde daha önce Reisoğlu tarafından kullanılan "vaad eden" ve "vaad edilen" terimlerini kullanmayı uygun bulduk5. Bu ifadelerin genel nitelik¬te olmasına rağmen, kanunî düzenlemeye konu olduğunda, kurumu diğer ku¬rumlardan ayırt edilmesini sağlayacağını düşünmekteyiz. Taahhüt eden müteah¬hit terimi ile aynı anlama geldiği, garanti vermenin saf garanti olarak adlandırı¬lan sözleşmede′ de olabileceği sebeplerine bağli olarak, "vaad eden" ve "vaad edilen" terimlerini kullanmayı uygun bulduk6. Bunun dışında fiil - edim terimleri arasında da tercihimizi fiil teriminden ya¬na kullandık. Bu tercihimizin gerekçeleri aşağıda unsurlar başlığı altında ayrın¬tılı olarak irdelenmiştir. Bunların dışında konuya ilişkin olarak kullanılan özel terimler bulunmamaktadır. Çalışma toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Bilindiği üzere kurumun hu¬kukî niteliği konusunda doktrinde tartışma bulunmaktadır. Kanunî düzenleme¬nin yetersizliği ve kurumun günden güne uygulamasının artması tartışmaların da buna bağlı olarak artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle biz, ilk bölümde önce¬likle kurumun hukukî niteliği konusundaki görüşleri açıklayarak; daha sonra da kendi görüşümüzü gerekçeleriyle sunacağız. Buna bağlı olarak da kurumun ta¬nımı verilecektir. Daha sonra, kurumun tanımı dikkate alınarak, sözleşmenin üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesi niteliğini kazanabilmesi için gerekli olan unsurlar! açıklanacaktır. Peşisıra geçerli bir üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesinin koşulları açıklanacak ve sözleşmeye uygulanacak hükümleri tes¬pit edebilmek için genel özellikleri irdelenecektir. Bunun dışında bu bölümde son olarak kurumun benzer kurumlardan farkları anahatlarıyla irdelenecektir. Çalışmanın ikinci bölümü sözleşmenin hükümlerinin incelendiği bölüm olacaktır. Üçüncü kişinin fiilini taahhüt sözleşmesinin kural olarak tek tarafa borç yükleyen akit olmasına bağlı olarak, vaad edenin tazmin borcu bu bölümün ağırlıklı konusunu oluşturacaktır. Üçüncü kişinin vaad edilen ile arasında varo¬lan borç ilişkisinin vaad edenin tazmin borcuna etkileri de bu bölümde irdelene¬cektir. Son bölümünde sözleşmenin sona erme hâlleri irdelenecek; buna bağlı olarak gündeme gelmesi muhtemel rücû sorunu da bu başlık altında incelenecek¬tir. 5 Eren de aynı terimleri kullanmaktadır. EREN, s. 1108. 6 Tasarıda vaad eden yerine "üstlenen" terimi tercih edilmiş olmakla birlikte, bu terime karşılık olarak "üstlenilen" terimi kullanılması gerekeceğinden, bunun ise "vaad edilen" yerine kullanılmasının uy¬ gun olmadığını düşündüğümüzden, tasarıdaki terminoloji tarafımızdan tercih edilmemiştir. 3 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III İÇİNDEKİLER V GİRİŞ 1 1. BÖLÜM: GENEL OLARAK ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN FİİLİNİ TAAHHÜT SÖZLEŞMESİ § 1. HUKUKÃ� NİTELİĞİ, TANIMI VE UNSURLARI 5 I. HUKUKİ NİTELİĞİ 5 A. GENEL OLARAK 5 1- Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüdün Genel Hüküm Niteliğinde Olduğu Görüşü 7 2- Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüt ile Garanti Sözleşmesinin Aynı Olduğu Görüşü 8 3- Üçüncü Kişinin Fiilini Taahhüdün Garanti Sözleşmesinin Bir Türü Olduğu Görüşü 9 B. GÖRÜŞLERİN ELEŞTlRlSt VE KANAATÃ�MlZ 11 II. TANIMI 20 III. UNSURLARI 22 A. GENEL OLARAK 22 B. FERDlLEŞTlRlLMlŞ ÜÇÜNCÜ KlŞİNlN FtiLiNİN VARLIĞI 25 1. Üçüncü Kişi Kavramı 25 a- Genel Olarak Üçüncü Kişi ve Sözleşme ile ilişkisi 25 b- Üçüncü Kişinin Belirlenmesi 29 c- Üçüncü Kişinin ilişkiye Yabancı Olması 32 2. Fiil Kavramı 34 a-Genel Olarak 34 v İÇİNDEKİLER b- Edim - Fiil Ayrımı 36 c- Fiil ve Belirlenmesi 38 aa- Hukuka Uygun Olup Olmamaları Açısından 40 i- Hukuka Uygun Olan Fiiller 40 ii- Hukuka Uygun Olmayan Fiiller 42 bb- Davranış Biçimi Açısından 44 i- Verme 44 ii-Yapma 50 iii-Yapmama 54 iv- Katlanma 54 v- Kaçınma 56 C. TAZMİN BORCU ÜSTLENME 57 D. BAĞIMSIZ YÜKÜMLÜLÜK ALTINA GlRME 57 § 2. GEÇERLİLİĞİ VE ÖZELLİKLERİ 59 I. GEÇERLİLİĞİ 59 A. GENEL OLARAK 59 B. TARAFLARIN EHLİYETİ 62 1. Vaad Eden Açısından 62 2. Vaad Edilen Açısından 63 C. KONUNUN KANUNA, EMREDİCİ HÜKÜMLERE, AHLÂK VE ADABA AYKIRI OLMAMASI 63 D. EDİMLERİN İMKÂNSIZ OLMAMASI 64 1. Vaad Edenin Borcu Açısından 65 2. Üçüncü Kişinin Fiili Açısından 66 E. İRADELERİN SIHHATLİ OLMASI 67 II. ÖZELLİKLERİ 70 A. İKİ TARAFLI BİR HUKUKÃ� İLİŞKİ OLMASI 70 B. RIZAÃ� AKİT OLMASI 71 C. BORÇ DOĞURAN BİR AKİT OLMASI 71 D. KURAL OLARAK TEK TARAFA BORÇ YÜKLEYEN BİR AKİT OLMASI 72 E. BAĞIMSIZ BİR SÖZLEŞME OLMASI 74 F İLLETİ 74 VI İÇİNDEKİLER § 3. BENZER KURUMLARDAN AYRILMASI 75 I. GENEL OLARAK 75 II. KEFALET SÖZLEŞMESİNDEN AYIRDEDİMESİ 78 A. GENEL OLARAK 78 B. AYIRDEDlLMESÃ�NDEKl ÖLÇÜTLER 79 1. Sözleşmeden doğan Borcun Aslî veya Fer′î Olması 79 2. Tehlikeyi Üstlenenin Menfaati 81 3. Kişiye Yönelik ilgi 82 c. ŞÜPHE HÂLİNDE KEFALET KARİNESİ 83 III. BİRLİKTE BORÇ ÜSTLENMEDEN AYIRDEDİLMESÃ� 83 IV. MÜTESELSİL BORÇLULUKTAN AYIRDEDİLMESÃ� 84 V. AVALDEN AYIRDEDİLMESÃ� 85 3. BÖLÜM: ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN FİİLİNİ TAAHHÜT SÖZLEŞMESİNİN HÜKÜMLERİ VE SONA ERMESİ § 4. ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN FİİLİNİ TAAHHÜT SÖZLEŞMESİNİN HÜKÜMLERİ 87 I. GENEL OLARAK 87 II. VAAD EDENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ 88 A. GENEL OLARAK 88 B. VAAD EDENİN ASLÃ� BORCU OLARAK TAZMİN BORCU 88 1. Genel Olarak 88 2. Tazmin Borcunun Tarzı 90 a-Genel Olarak 90 b- Nakden Tazmin 92 c- Aynen Tazmin 94 b- Diğer Tazmin Şekilleri 98 3. Tazmin Borcunun Özellikleri 99 4. Tazmin Borcunun Gerçekleşmesi 101 VII İÇİNDEKİLER a- Genel Olarak 101 b- Geciktirici Şartın Gerçekleşmesi 103 aa- Taahhüt Edilen Fiilin Yapılması veya Yapılmaması 104 bb- Geciktirici Şarta Konu Fiilin imkânsızlaşması 105 cc- Dürüstlüğe Aykırı Engelleme (BK m. 154) Uyarınca Şartın Gerçekleşmiş veya Gerçekleşmemiş Sayılması 106 c- Zararın Varlığı 108 aa-Maddî Zarar 109 i- Olumlu Zarar - Olumsuz Zarar 110 ii- Fiilî Zarar - Yoksun Kalınan Kâr 111 bb- Manevî Zarar 111 cc- Zararın ispatı 112 b- Zarar ile Üçüncü Kişinin Fiili Arasında Uygun illiyet Bağının Varlığı 116 5. Tazmin Borcunun Kapsamı 116 a- Tazmin Borcunun Kapsamına ilişkin Sözleşmede Hüküm Bulunmaması 117 b- Tazmin Borcunun Kapsamına ilişkin Sözleşmede Hüküm Bulunmaması 119 6. Üçüncü Kişi ile Vaad Edilen Arasındaki Borç İlişkisinin Vaad Edenin Tazmin Borcuna Etkisi 120 a- Üçüncü Kişi ile Vaad Edilen Arasındaki Sözleşmenin Geçersizliğinin Vaad Edenin Tazmin Borcuna Etkisi 121 b- Üçüncü Kişi ile Vaad Edilen Arasındaki Sözleşmenin Sonradan Geçersiz Hale Gelmesinin veya Sona Ermesinin Vaad Edenin Tazmin Borcuna Etkisi : 122 c- Üçüncü Kişi ile Vaad Edilen Arasındaki ilişkide Diğer Borca Aykırılık Hallerinin Vaad Edenin Tazmin Borcuna Etkisi 124 d- Üçüncü Kişinin ve Vaad Edilenin Kusurlarının Vaad Edenin Tazmin Borcuna Etkisi 128 7. Tazmin Borcunun Muacceliydi 129 a- Sözleşmede Tazmin Borcuna Dair Özel Hüküm Bulunmadığı Hallerd Muacceliyet 130 VIII İÇİNDEKİLER b- Sözleşmede Tazmin Borcuna Dair Özel Hüküm Bulunduğu Hallerde Muacceliyet 132 aa- Sözleşmede Tazmin Borcu için Vade Öngörülmesi Hâlinde 132 bb- Sözleşmede Tazmin Borcu için Muacceliyet ihbarı Öngörülmesi Hâlinde 134 c- Tazmin Borcunun Süreye Bağlanması 134 8. Tazmin Borcunda Temerrüde Düşülmesi 136 C. VAAD EDENİN DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLERİ 139 D. ZAMANAŞIMI 140 III. VAADEDİLENİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ 141 § 5. ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN FİİLİNİ TAAHHÜT SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ 142 I. GENEL OLARAK SONA ERME SEBEPLERİ 142 II. ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN FlİLlNİ TAAHHÜT SÖZLEŞMESİNE ÖZEL SONA ERME SEBEPLERİ 144 A. SÖZLEŞMEDE ÖNGÖRÜLEN SÜREYE BAĞLI OLARAK SONA ERME 144 B. GECİKTİRİCİ ŞARTIN GERÇEKLEŞMEMESİNE BAĞLI OLARAK SONA ERME 145 III. SONA ERMEYE İLlŞKlN ÖZEL BlR SORUN: RÜCÛ 147 A. GENEL OLARAK 147 B. VAAD EDEN İLE ÜÇÜNCÜ KİŞl ARASINDA SÖZLEŞME (KARŞI GARANTİ) OLMASI HÂLİNDE 148 C. VAAD EDEN İLE ÜÇÜNCÜ KİŞİ ARASINDA SÖZLEŞME OLMAMASI HÂLİNDE 151 1. Vaad Edilen ile Üçüncü Kişi Arasında Bir Borç İlişkisi Olmadığı Hâlde 152 2. Vaad Edilen ile Üçüncü Kişi Arasında Bir Borç İlişkisi Olduğu Hâlde 153 a- Üçüncü Kişinin Vaad Edilene Karşı Sorumlu Olmadığı Hâllerde 154 IX İÇİNDEKİLER b- Üçüncü Kişinin Vaad Edilene Karşı Sorumlu Olduğu Hâllerde 154 SONUÇ 157 KAYNAKÇA 161