Vedat Kitapçılık
Kargo Gönderim Saatleri;
Hafta İçi Saat 16:00 'ya kadar
Cumartesi Saat 11:00 'e kadar
Kartlarına Taksit
Seçeneklerimiz Vardır!
Banka Hesap Bilgilerimiz
Destek
HATTI
0212
240 12 54
240 12 58
Favori
Listenizde
Ürün Yok!
Sepetinizde
Ürün Yok!
Yeni Çıkan Yayınlar:      Ağustos (20)      Temmuz (128)      Haziran (105)      Mayıs (65)

Avrupa Birliği Normlarının Denetiminde Gerçek Ve Tüzel Kişiler Faktörü

Avrupa Birliği Normlarının Denetiminde Gerçek Ve Tüzel Kişiler Faktörü



Sayfa Sayısı
:  
179
Kitap Ölçüleri
:  
16x23 cm
Basım Yılı
:  
2008
ISBN NO
:  
978-605-5980-35-1

0,00 TL

Bu ürün şu anda stoklarımızda yok!
Yazarın diğer ürünlerine gözatmanızı tavsiye ederiz...









I- GİRİŞ

Divan Van Gend en Loos davasında, Topluluğun, sadece üye devlet¬lerin değil, ayrıca vatandaşların da süjesini oluşturduğu yeni bir hukuk düzeni kurduğunu ifade eder. Üye devletlerin yasal mevzuatından ba¬ğımsız olarak, Topluluk hukukunun bireylere sadece yükümlülükler getirmediğini, ayrıca kendilerinin hukuki mirasının parçasını teşkil eden haklar vermeyi de amaçladığını belirtmektedir.1


Les Verts davasında ise Divan, Avrupa Topluluğu\′nun, ne üye dev¬letlerinin, ne de organlanrun tasarruflarının, temel anayasal şart olarak nitelendirilen Topluluk Anlaşması\′na uygunluk denetiminden kaçına¬bildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir hukuk topluluğu olduğunu belirtmiştir. Divan\′a göre, bir yandan 230. ve 241. maddeler, diğer yan¬dan 234. madde ile Topluluk Anlaşması, Topluluk organları tarafından kabul edilmiş tasarrufların hukukiliğinin yargısal denetimini sağlamak üzere tam bir yargısal usul, yol ve imkanlar mekanizması yaratmıştır.2 Bu davalarda göze çarpan ilkeler şunlardır: hukukun üstünlüğü, organ¬ların işlemlerinin anayasal şart oluşturan Topluluk Anlaşması\′na uygun¬luk denetimi, organların eylem ve işlemlerinin hukukilik denetimi, kişi¬lerin hak ve yükümlülükleriyle birlikte hukuk düzeninin süjesi olması ve yargısal korunmanın sağlanması üzerine tam bir yargısal yol ve imkan¬lar sistemi kurulması.


Zaten kurucu kuvvet olarak üye devletlerin Topluluk Anlaşması\′na, Topluluk yargısının Anlaşma\′nın yorumlanması ve uygulanmasında hukuka riayet etme veya hukuka saygı gösterme yükümlülüğünü ifade eden 220. maddeyi eklemeleri Topluluk hukuk düzeninin temel karakte¬ristiği olan hukukun üstünlüğüne vurguyu teşkil eder.3 Bebr tarafından da ifade edildiği gibi, Divan tarafından vurgulanan hukukun üstünlüğü

1 Dava 26/62 van Gend en Loos [1963] ECR 1.
2 Dava 294/83 Parti ecologiste \"Les Vert\" v European Parliament [1986] ECR 1339,
para. 23.
3 A. Pliakos, Le Princrpe General de la Protection Juridictionnelle Efftcace en Droit
Communautaire, Sakkoulas/Bruylant, Athenes/Bruxelles, 1997, s. 75.

2

Giriş

prensibi, aslen Topluluk hukuk düzeni içerisindeki gerek Topluluk or¬ganları arasındaki veya Topluluk organları ile üye devletler arasındaki ilişkiler olsun, gerek Topluluk organları ile kişiler arasındaki, gerekse kişiler ile üye devletler arasındaki ilişkiler olsun bütün hukuki ilişkileri yönetme amaçlıdır. Bu amaçla Divan, Anlaşma\′nrn 10. ve 220. maddele¬rine dayanarak, gerek Topluluk hukuk düzeninde, gerekse ulusal hukuk sistemlerinde yargısal korunma prensibini güçlendirmiş ve kişilerin hu¬kuki/yargısal korunmasındaki hukuki açıkları gerektiğinde doldurmak üzere aktivist içtihatta bulunmuştur.4 Anlaşma\′nın, organların eylem ve işlemlerinin hukukiliğinin denetlenmesini sağlamak üzere tam bir yargı¬sal denetim ve yargı usul, yol ve imkanlar sistemi kurması, Topluluğun aynı zamanda hem hukuka dayandığı, hem de hukuk tarafından sınır¬landığı anlamına gelir.5 Topluluk hukuk düzeni bu açıdan hukukla bağ¬lıdır ve tasarruflarının usuli ve maddi yönden hukukiliğinin denetlen¬mesi açısından bir mekanizma kurmuştur.6


Hukukun üstünlüğü prensibi zaten yönetimin bütün eylem ve iş¬lemleriyle birlikte önceden tespit ve ilan edilen, ve belli bir kesinlik içeri¬sinde bir otoritenin yetkilerini nasıl kullanacağının öngörülebilmesini ve dolayısıyla kişilerin kendi işlem ve eylemlerini bu bilgi üzerine kurabil¬mesini sağlayan kurallara bağlı olmasını, bağımsız ve tarafsız yargı tara¬fından mevcut hukuki uyuşmazlıkların karara bağlanmasını ve hukukun ihlali durumunda etkin yargısal yol ve imkanların sağlanmasını ifade eder.7 Bu açıdan Avrupa Topluluğu Anlaşması\′nrn anayasal bir şart ola¬rak tanımlanması normlar hiyerarşisine dayalı hem bir hukukilik dene¬timinin, hem de yetkilerin paylaşımına vurgu yapan anayasal denetimin kabulünü göstermektedir.8 Üye devletler tarafından transfer edilmiş yetkilere dayanan Avrupa Birliği ve Avrupa Topluluğu hukuk düzenle¬rinde yargısal denetim, organların kendilerine verilen yetki sınırlan içe¬risinde kalarak hukuka uygun şekilde eylem ve işlemlerde bulunmaları¬nı sağlar. Hukukun üstünlüğü (hukuk devleti; hukuk topluluğu) prensi-


* Ibid., s. 82.
5 F. Berrod, La Systematique des Voies de Droit Communautaires, Dalloz, Paris, 2003, s.15.
6 P. Craig - G. de Burca, EU Law - Text, Cases, and Materials, Oxford University
Press, Oxford, 2003, s. 482.
7 A. Amull, \"The Rule of Law in the European Union\" in A. Arnull - D. VVincott
(eds.), Accountability and Legitimacy in the European Union, Oxford University
Press, Oxford, 2002, s. 240.
8 Pliakos, op.cit. dipnot 3, s. 77-78.

Giriş

3

bi görüleceği üzere, kuvvetler ayrılığı prensibi, normlar hiyerarşisi pren¬sibi, yargısal denetim prensibi, idarenin eylem ve işlemlerinin hukukiliği prensibi, tasarrufların anayasaya uygunluğu prensibi, organların sorum¬luluğu prensibi, eşitlik prensibi, kişilerin yargısal korunması prensibi gibi temel prensipleri içermektedir.9


Amsterdam Anlaşması hukukun üstünlüğünü, Avrupa Birliği\′nin üzerine bina edildiği prensiplerden biri olarak nitelemekle birlikte, bu kavram esasında Avrupa Birliği hukuk düzeninde mündemiçtir.10 Fakat hukukun üstünlüğü prensibinin şekil ve esasa yönelik boyutlarını ayıra¬bilmek zordur, çünkü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi\′nin 6., 7. ve 13. maddeleri ile Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı\′nın 20. ve 47 ila 50. maddelerinin de gösterdiği gibi hukukun üstünlüğü prensibinin bazı teknik unsurları temer haklar olarak karşımıza çıkar.11



Divan Van Gend en Loos davasındaki ifadesiyle, kişileri Topluluğun süjeleri olarak nitelemektedir. Kişilerin haklarının korunmasının, Toplu¬luk hukuk düzeninin organizasyonu ve yapılanmasında ve bu hukuk düzeninin gelişmesinde ne kadar önemli olduğu bizzat Divan tarafından dile getirilmektedir. Kişi haklarının korunmasına yönelik Topluluk hu¬kuk düzeni yapılanmasının gereklilikleri açısından şekillenen bu negatif yaklaşım insan haklarının Topluluk hukuk düzeni içerisinde gelişimiyle birlikte mutasyona uğrayarak, kişi haklarının değerler sistemi çerçeve¬sinde yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulması yaklaşımına yerini bırakacaktır.12 Bir hukuk düzeninin süjesi olmak demek, kişiler için bu hukuk düzeni içerisinde davacı olabilmek ve yargısal denetim meka¬nizmasından hakkını talep edebilmek demektir ve bu durum Topluluk hukuk düzenini uluslararası hukuk düzeninden ayıran en temel özellik¬lerden biridir.13 Yani Divan, gerek kendisinin, gerekse Topluluk hukuk düzeninin meşruiyetini, otoritesini ve Topluluk hukuk düzeninin işlerli¬ğini bireylerle kurduğu doğrudan ilişki üzerine inşa ettiği gibi, bireyler aynı zamanda Topluluk hukukunun icrasının önemli bir enstrümanı olarak karşımıza çıkmaktadır.14

9 Ibid., s. 37.
10 Arnull, op.cit. 7, s. 241.
11 Ibid., s. 253.
12 Pliakos, op.cit. dipnot 3, s. 21.
13 P. Cassia, L\′Acces des Personnes Physiques ou Morales au Juge de la Legalite des Actes
Communautaires, Dalloz, Paris, 2002, s. 40.
14 J. Komarek, \"in the Court(s) We Trust? On the Need for Hierarchy and
Differentiation in the Preliminary Ruling Procedure\", 2007, 32(4) ELRev. 467.

4

Giriş

Divan\′in insan hakları içtihadıyla, genel prensiplerin parçasını teşkil eden insan hakları da üst hukuk normu olarak Topluluk organlarının, kişilerin hukuki durumlarını etkileyen bağlayıcı nitelikteki yasama nite¬liğindeki tasarruflarının ve idari eylem ve işlemlerinin yargısal deneti¬minde hukuki dayanak teşkil edecektir. Çünkü Divan üye devletlerde genellik arz eden anayasal gelenekler ile insan haklarını koruma adına yapılan uluslararası sözleşmelerden esinlenerek riayet edilmesini sağla¬dığı insan haklarını, hukukun genel prensiplerinin bir parçası olarak gördüğünü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi\′nin bu bağlamda özel bir yerinin olduğunu, Topluluğun tanınan ve garanti altına alınan insan haklarının korunmasına riayet etmeyen tasarruflarını kabul edemeyece¬ğini belirtmiştir.15 Çünkü, insan haklarının etkin korunması ile Avrupa Topluluğu ve Birliği\′nin meşruiyeti arasında sıkı bir ilişki mevcuttur.16 Temel haklar Topluluk yargısının saygı gösterilmesini temin ettiği hu¬kukun genel prensiplerinin bütünleyen parçasıdır,17 insan haklarına say¬gı Topluluk tasarruflarının hukukiliğinin bir şartıdır,18 Topluluk yargısı¬nın insan haklarını koruması yükümlülüğü bulunmaktadır,19 Toplu-luk\′ta insan haklarına riayet edilmesi yükümlülüğüne uymayan işlemler kabul edilemez.20 AB Anlaşması\′run 6. maddesinin belirttiği gibi Avrupa Birliği, hukukun üstünlüğüne dayanmaktadır ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tarafından garanti altına alınan ve üye devletlerin ortak ana¬yasal geleneklerinden doğan temel haklara, Topluluk hukukunun genel prensipleri olarak saygı gösterir ve dolayısıyla organlar tasarruflarının

15 Dava C-260/89 Elliniki Radiophonia Tileorassi AE and Panellinia Omospondia Syllogon
Prossopikou v Dimotiki Etairia Pliroforissis and Sotirios Kouvelas and Nicolaos Avdellas
and others [1991] ECR1-2925, para. 41.
16 F. G. Jacobs, \"Note for the VVorking Group on the Charter/ECHR - Necessary
Changes to the System of Judicial Remedies\", VVorking Group II - Incorporation
of the Charter / Accession to the ECHR, VVG II - VVD 20, 27 September 2002,
http://european-convention.eu.int/docs/wd2/3222.pdf.
17 Karar 2/94 [1996] ECR 1-1759, para. 33; Birleşik davalar T-305/94, T-306/94, T-
307/94, T-313/94 to T-316/94, T-318/94, T-325/94, T-328/94, T-329/94 & T-335/94
Limburgse Vinyl Maatschappij NV and Others v Commission of the European
Communities [1999] ECR 11-931, para. 120.
18 Ibid. (Karar 2/94), para. 33.
19 Dava C-185/97 Belinda ]ane Coote v Granada Hospitality Ltd. [1998] ECR 1-5199,
para. 23.
20 Dava C-112/00 Eugen Sanidberger, Internationale Transporte und Planzüge v Republik
Österreich [2003] ECR 1-5659, para. 73.

Giriş

5

Anlaşmalar ve hukukun genel prensiplerine uyumu bakımından yargı¬sal denetim altındadırlar.21


Yargısal denetim sistemi, bu temel prensipler perspektifinde organ¬lar tarafından yetkilerin, AB ve Topluluk Anlaşması, AB hukukunun temel prensipleri ve bu temel prensiplerin bir parçası olan insan haklan ve Topluluk tarafından akdedilen uluslararası anlaşmalar çerçevesinde AB hukuk düzeninin yüksek çıkarlarına uygun şekilde hukuka uygun olarak kullanılmasını sağlar. Görüleceği üzere genel prensipler, 230. maddede yer alan yargısal denetimin temelleri içine eklenerek Topluluk tasarruflarının meşruiyet ve hukuka uygunluğunun belirlenmesinde bir unsur teşkil etmiştir.22


Topluluk hukuk düzeninde, 16 numaralı Deklarasyon\′un da ifade ettiği gibi, ne Topluluk tasarrufları arasında normlar hiyerarşisi, ne de onları kabul eden organlar arasında bir hiyerarşi mevcuttur.23 Topluluk organlarının tasarrufları arasında ayrıca yasama niteliğinde/genel nite¬likte/normatif tasarruflar ile idari/bireysel/yürütmeye ait tasarruflar ay¬rımı da yoktur. 249(1). maddeye göre Avrupa Parlamentosu Konsey ile müşterek olarak, Konsey ve Komisyon görevlerini ifa ederken Avrupa Topluluğu Anlaşması hükümlerine uygun şekilde tüzük yapabilir, yö¬nerge çıkarabilir, karar alabilir, tavsiyede bulunabilir ve görüş bildirebi¬lir. 249. maddeden de görülebileceği gibi metin hangi tasarrufların ya¬sama niteliğinde, hangilerinin idari nitelikte olduğunu belirtmemektedir. Bu yüzden Topluluk yargısı tarafından yapılan yargısal denetim, ulusal hukukun aksine, hem anayasa yargısı, hem de idari yargı fonksiyonlarını


21 Birleşik davalar C-354/04 P Gestoras Pro Amnistia and others v Council of the
European Union and C-355/04 P Segi and others v Council of the European Union, 27
February 2007, para. 51; Dava C-303/05, Advocaten voor de Wereld VZW v Leden van
de Ministerraad, 3 May 2007, para. 45.
22 B. de VVitte, \"The Past and Future Role of the European Court of Justice in the
Protection of Human Rights\" in P. Alston (ed.), The European Union and Human
Rights, Oxford University Press, Oxford, 1999, s. 866.
23 Normlar hiyerarşisinin yokluğu AB Anlaşması\′nın kabulünde Final Act\′e
eklenmiş 16 nolu Deklarasyon\′da ifade edilmiştir. Bu deklarasyonda,
Konferans\′ça, 1996\′da toplanacak Hükümetlerarası konferans tarafından, farklı
kategorideki tasarruflar arasında hiyerarşi kurulabilmesi düşüncesiyle Topluluk
tasarruflarının sınıflandırılmasının ne dereceye kadar imkan dahilinde
olduğunun incelenmesine karar verildiği belirtilmektedir. Ancak şimdiye kadar
bu konu üzerinde ne Amsterdam, ne Nice Anlaşması\′nda, ne de Lizbon
Anlaşması\′nda bir uzlaşmaya varılabilmiştir.

6

Giriş

kendi içinde barındırmaktadır. Yani Topluluk yargısı denetimi, klasik ulusal hukuk sistemlerinden (Kıta Avrupası ulusal hukuk sistemleri veya sivil hukuk sistemleri) farklı bir şekilde anayasa ve idari yargı de¬netimini bünyesinde birleştirmiştir ve Topluluk hukuk düzeninde önce¬den soyut şekilde yasama niteliğinde işlemler ve idari işlemler ayrımını yapabilmek zordur. Ayrıca Topluluk yargısı arasında tam manasıyla sivil hukuk sistemlerindeki ulusal mahkemeler arasında görülen konu bazlı yetki bölüşümü, uzmanlaşma veya işbölümü mevcut değildir. Ak¬sine Topluluk yargısındaki yetki bölüşümü davanın taraflarına göre veya dava yol ve usulü bazında düzenlenmektedir. Bu durumun Toplu¬luk hukuk düzeninde kişilerin yargısal korunması prensibinin etkinliği¬nin algılanması açısından da bir karışıklık doğurduğunu belirtmek gere¬kir. Hatta bazılarına göre yasama niteliğinde ve idari işlemler ayrımının olmaması Topluluk hukukunda tutarlı bir yargısal denetim sisteminin geliştirilmesinin önünde ciddi bir engel olarak durmaktadır.24


Organların tasarruflarının denetimi farklı dava yolları ve usulleriyle çoklu bir yapıda sağlanmaktadır. Yargısal denetim sistemi, yargıya eri¬şimi doğrudan ve dolaylı yargı yolları üzerine kurmuştur. Gerçek ve tüzel kişilere ilişkin Topluluk yargısına erişim şartları veya yargı usul, yol ve imkanları, imtiyazlı olarak nitelendirilebilecek olan organlar ve üye devletlere ilişkin yargıya erişim şartlan ve yargı usul, yol ve imkan¬larından farklı düzenlenmiştir. Gerçek ve tüzel kişiler açısından iptal davası, ihmal davası ve tazminat davası doğrudan yargı yollarını, refe¬rans sistemi ve hukuka aykırılık defi davası ise dolaylı yargı yollarını ifade eder. Bu bağlamda, yargısal yol ve imkanların bütünlük gösterir şekilde gerçek ve tüzel kişilerin yargısal/hukuki korunmasında tutarlı bir sistem kurup kurmadığı, yargısal yol ve imkanların birbirleriyle ilişkileri çerçevesinde birbirlerini tamamlayıcılık, birbirlerinin eksikliklerini telafi etme ve birbirlerine alternatif oluşturma özellikleri ışığında bir değer¬lendirmeye tabi tutulmalıdır.


Bu prensipler ışığında, AB ve Topluluk hukuk düzeni, Birliğe ve ö-zellikle Topluluğa yapılan geniş kapsamlı yetki transferi ve dolayısıyla organların kişileri temelden etkileyebilecek geniş yetki alanına sahip olması dikkate alındığında, bu yetkilerin hukuka aykırı olarak, aşırı ve

M-P. Granger, \"Towards a Liberalisation of Standing Conditions for Individuals Seeking Judicial Review of Community Acts: Jego-Quere et Cie SA v Commission and Union de Peqnenos Agricultores v Council\", 2003, 66 MLR 124.

Giriş

7

ezici bir şekilde gerçek ve tüzel kişilerin haklarına zarar verir mahiyette kullanımına karşı nasıl bir yargısal denetim ve koruma mekanizması ve güçler dengesi kurmuş, ve gerçek ve tüzel kişileri hangi yargısal yol ve imkanlarla donatmıştır? Yani Topluluk hukuk düzeninin varlığının, meşruiyetinin, işlerliğinin ve hukukunun uygulanmasının önemli daya¬nak noktası olarak görülen bireylerin haklarına yapılan vurgu, hangi yargısal usul, yol ve imkanlarla desteklenmiştir? AB ve Topluluk Anlaş¬ması\′nın kurduğu yargısal denetim mekanizması, gerçek ve tüzel kişiler açısından Birliğin ve Topluluğun belirtilen vaat ve yükümlülüklerini ye¬rine getirmesini ve gerçek ve tüzel kişilerin AB ve Topluluk hukukundan kaynaklanan haklarının talebini ve bu hakların yerine getirilmesini sağ¬lamaya yönelik hangi yargısal usul, yol ve imkanları sunmaktadır ve bu yargısal usul, yol ve imkanlar gerçek ve tüzel kişilerin hukuki/yargısal korunması açısından ne düzeyde bir elverişliliğe ve etkinliğe sahiptir?


Monografide, bu sorular perspektifinde, AB ve Topluluk tasarrufla¬rının hukukiliği ve geçerliliği denetiminde gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları yargısal yol ve imkanların varlığı, organizasyonu ve etkinliği tartışılacaktır. AB Anlaşması ve Topluluk Anlaşması\′nın kurduğu yargı¬sal denetim sisteminin bütün unsurlarıyla birlikte tutarlılık arz edip arz etmediği; gerçek ve tüzel kişiler açısından tam ve etkin yargısal yol ve imkanlar sistemi kurup kurmadığı; AB ve Topluluk tasarruflarının yar¬gısal denetiminde gerçek ve tüzel kişilerin AB ve Topluluk Anlaşma¬sından doğan haklarının yerine getirilmesini ve kişilerin etkin huku¬ki/yargısal korunmasını sağlayıp sağlayamadığı; dolayısıyla bu yapı¬lanmada kişilerin hukuki/yargısal korunmasında bir hukuki boşluğun mevcut olup olmadığı; veya başka bir ifadeyle AB ve Topluluk Anlaşma-sı\′nın kurduğu yargısal denetim sisteminin bütünlüğü çerçevesinde, AB ve Topluluk tasarruflarının yargısal denetim sistemi dışında kalma ihti¬malinin mevcut olup olmadığı detaylı bir şekilde analiz edilecektir.


Monografi beş bölümden oluşmaktadır. II. bölümde doğrudan ve dolaylı yargısal denetim yolları incelenmektedir. III. bölümde yargısal denetim yollarının, Birlik ve Topluluk içinde gerçek ve tüzel kişiler için tam ve etkin bir hukuki/yargısal koruma sağlayıp sağlayamadığı tartı¬şılmaktadır. IV. bölümde gerçek ve tüzel kişilerin hukuki/yargısal ko¬runmasında genel olarak üye devletlere, özel olarak ulusal parlamento ve mahkemelere düşen rol irdelenmektedir. V. bölüm ise genel değer¬lendirmeye ayrılmıştır.

İÇİNDEKİLER


I. GİRİŞ 1
II. YARGISAL DENETİM YOLLARI 9
A. Yargısal Denetimde Doğrudan Müracaat Yollan 10
1. İptal Davası 10
a) İptal Davasına Konu Olan Tasarruflar 11
b) Dava Ehliyeti (Locus Standi) 27
i. Doğrudan İlgi 30
ii. Bireysel İlgi 33
ili. Hukuki Menfaat 43
2. İhmal Davası 45
B. Yargısal Denetimde Dolaylı Müracaat Yolları 50
1. Referans Sistemi (Ön Karar Usulü) 51
2. Hukuka Aykırılık Defi Davası 60

VI
III. YARGISAL DENETİM YOLLARI GERÇEK VE TÜZEL
KİŞİLERE TAM VE ETKİN HUKUKİ/YARGISAL
KORUMA SAĞLAMAKTA MIDIR? 67
A. Etkin Yargısal Koruma Prensibi 68
B. Avrupa Topluluğu 75
1. Cari Dava Ehliyeti Şartları Çerçevesinde İptal Davasının Etkinliği 11
2. Referans Sisteminin Etkinliği 88
a) Vize, Sığınma, Göç ve Kişilerin Serbest Dolaşımına
İlişkin Diğer Politikalar 100
3. Hukuka Aykırılık Defi Davasının Etkinliği 103
4. Tazminat Davasının Etkinliği 104
5. Alternatif Müracaat Yollarının Etkinliğinin İptal Davasının Kabul Edilebilirlik Şartlarına Etkisi 113
C. Avrupa Birliği 116
1. Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (II. Sütun) Çerçevesinde Kabul Edilen AB Tasarruflarına ve Bu Tasarrufları Uygulayıcı Mahiyetteki Topluluk Tasarruflarına İlişkin Yargısal Denetim 116
2. Cezai Konularda Polis ve Adli İşbirliği (III. Sütun) 128
D. Lizbon Anlaşması 136

VII
IV. GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN HUKUKİ/YARGISAL
KORUNMASINDA ÜYE DEVLETLERİN ROLÜ 143
A. Hukuki İşbirliği Prensibi 143
B. Ulusal Parlamentolar ve Ulusal Mahkemeler 145
C. Kurucu Güç Olarak Üye Devletler 158
V. GENEL DEĞERLENDİRME 159

KAYNAKLAR

171